21.03.2020, 13:48 36

MEMLEKET MAZBUT!

Hafız Esad döneminde iki taraf için de Türkiye’den Suriye’ye gidip gelmek çok zordu. Masallarımızda, türkülerimizde, tekerlemelerimizde her gün Halep’den bahsederdik. Halep rüyalarımıza girerdi ama kırk kilometre yanımızda yaşayan hısım-akrabalarımızı ancak kurban ve ramazan bayramlarında görür kucaklaşır birbirimizle gözyaşları içinde haberleşirdik. Geçen sene ölenlerimiz için ağlar ve hatimler indirir, yeni doğan torunlarımız için de birlikte sevinir ve hedik dökerdik.

Suriyeye, Babul Havada, Muhaberatın sorgulamasından geçmeden girdiğimi hatırlamıyorum.

Halep çarşılarında ve kavşaklarda silahlı siviller görürdük. Kolundan tutup götürdükleri gençler kaybolur, bir daha evine dönemezdi. Oğlunu aramak için polis merkezine başvuran yakını, eğer nasipliyse ağız-burun kan-revan içinde kalana kadar dayak yer ve evine döner, maazallah itiraz eder, direnir, ısrar ederse

O da kayıplara karışırdı.

Her yıl Halebin geniş bir meydanında, Abdulhamit Hanın yaptırdığı Babulfaraş saat kulesinin altında İhvandan birkaç genç, rejim muhaliflerini yıldırmak için halkın gözü önünde idam edilirdi.

Halepte çok kültürlü-mültikültürel sosyal yapı barış içinde bir arada yaşarken Rifat Esadın yönettiği Arap milliyetçisi Baas rejimi sade vatandaşları canından bezdirirdi.

Sorduğumuzda Halepliler seslerini kısarak ve Hafız Esad ve kardeşi Rifadın adını anmadan:

“ Ulek, Vallahulazim memleket mazbut lakin Baasçılar Buşt!” derlerdi.

Arapçada P harfi yoktu. İskenderun gençleri de bu vurguyu değişik versiyonlarda kullanır ve gülüşürlerdi.

İşte bildiğiniz gibi Suriye mazbut bir memleket, diyasporası da böyle.

Suriye bir Orta doğu ülkesi ama günümüzde dünya siyaset merkezi olmaya devam ediyor. Neredeyse bütün büyük şehirlerinde mültikültürel sosyal yapı gözleniyor. Etnik zenginlik ve kültürel açıdan renkli yapı iç barışın güvencesi olabiliyor Suriyede.

Tarih boyunca Suriye, Mısır Firavunlarının, Etilerin, Kölemenlerin veya Osmanlının bir vilayetidir.

Taberi Tarihine göre 638 ‘de bölgeye gelen sahabe orduları komutanı Ubeyd ibni Cerrah, Arap göremiyor. Müslüman Turanilerin obalarıyla Bizans bakiyesi Hırıstıyan Rum topluluklarıyla karşılaşıyor.

Birinci cihan savaşından sonra Şam aydınları İstanbuldan kopmak istemiyor ve çok direniyorlar. Kardeş halkların çaresiz bakışları altında içerdeki işbirlikçilerin onayıyla Fransızlar hudutları çiziyor, İngilizler de mayınları döşeyince, yakın akrabalar birbirlerine ayrı düşüyorlar.

Ancak 1944 yılında ilk defa bir Suriye Devleti ortaya çıkıyor. Çevresindeki bütün ülkeler gibi, sınırları Avrupalı sömürgeciler tarafından çiziliyor. Yönetime kullanışlı işbirlikçiler getirilip, ikili anlaşmalar yapılıyor.

Dünya İslam Birliğinin son paradigması olan koca Osmanlıdan on yedi adet kolay sömürülen ve kolay tokatlanabilen devletçikler icat ediliyor.

Suriye üzerinde çizdiğimiz tarihi ufuk turu buraya kadar olsun...

 

Suriyede başlangıçta erken uyanan darbe yapardı. Altı ayda bir ihtilal olur, hükümet değişirdi.

Haşa min huzur: Dinsizin hakkından imansız gelir demişler.

1969 Şubatında bir hava generali olan Hafız Esad daha kanlı bir darbeyle ülkeye el koydu. Kısa zamanda Hasan Sabbahta gördüğümüz şii-batıni terör metoduyla  muhaliflerini kısa zamanda imha etti. Arkasından bir şii azınlık diktatoryası kurdu. Silahlı kuvvetleri takatinin üstünde güçlendirdi. Mişel Eflak, el üstünde tutulurken Şam’da İhvan teorisyeni Mervan Hadid şehid edildi, Hama’da yüzyılın katliamı ve Kadirilere karşı hava kuvvetleri eşliğinde saldırı gerçekleşti. Sünni çoğunluğun zulme ve baskılara karşı münferit direnişleri akıllara durgunluk verecek kadar kanlı bastırıldı.

Bütün şirketler devletleştirildi. Antiemperyalist İslami uyanışlar kaynağında boğuldu. Hafız Esad varlığını komşu ülkelerle gerilim ve İsrail tehdidine borçlu olarak sürdürebildi. Ermeni ASALA ve PKK kamplarına izin verdi, hatta Öcalan Muhaberatın güvenliği altına alındı.

Ancak gün oldu devran döndü. Lehulhamd, o günler gerilerde kaldı. Beşşar Esad gibi bizlerin de takdir ettiği, barış taraftarı bir devlet başkanıyla Suriye daha aydınlık ufuklara doğru açılıyor.

Halep Üniversitesinde açılan Türk Dili Ve Edebiyatı bölümüne büyük rağbet başladı. Biz Arap kardeşlerimizi seviyoruz ve Arap milletinin de bizi sevdiğine şahit oluyoruz.

Seyahatlerimiz karşılıklı gece-gündüz güvenlik içinde yaşanıyor. Antakya çarşıları Pazar günleri bile Halepli ziyaretçilerle şenleniyor. Suriyeli kardeşlerimiz bizi daha çok özlemişler. İskenderun sahillerinde denize karşı toplu fotoğraflar çektiriyorlar.

Suriyenin kendine yeten petrolü var. Fırat üzerinde kurduğu barajlardan geniş bir alanda sulu tarım yapıyor. Kişi başına Gayrisafi milli geliri Türkiyeden daha yüksek. Yirmi milyon nüfusunun yüzde doksanı Müslüman. Geriye kalanı da Ermeniler, Latin Ortodokslar, Aramiler, Yunanlılar yani Arapça konuşan Rumlar. Birkaç kabile hariç Suriye halkının büyük çoğunluğu Arab-i Müsta’rebdir. Yani aslen Arap olmadığı halde güçlü Arap kültürüyle Araplaşan ve kendilerini Arap kabul eden topluluklardır. Yüzde doksan Müslümanlar içinde yeşilin her tonu var. Devlet yönetiminde eğemen olan iki milyon Şii-Alevi-Nusayri, Dörtyüz bin Dürzi, İkiyüzbin Şii-İsmaili mavcut. Geriye kalan takriben onbeş milyon büyük çoğunluk, Sünnidir ve ekseriyeti de Şafidir. Halep Kürtleri ile Bayır-Bucak Türkmenleri ise Hanifidir. Çoğunun da yönü Türkiye’ye dönüktür. Yani ülkemize ve halkımıza karşı muhabbet ve özlem içindedirler. Türkiye de ortak düşman İsraile karşı sonuna kadar Suriyeli kardeşlerinin yanında olacaktır.

Arapça dil olarak harikulade zengin bir lisan.

Yani biz de bugün Türkiye için, Halepli Arap gibi diyebiliriz:

“Vallahil azim Memleket Mazbut, velakin ABD buşt! ”

Not: “Bu yazı bizim müteahhitlerimiz tarafından yapılan Halep stadyumunda Fenerbahçe ile İttihatspor arasında yapılan ve devlet başkanlarının da eşleriyle beraber izledikleri maçtan sonra yazılmıştı. Ancak Amerika ile İsrailin İngiliz Entelijansıyasıyla birlikte bizim siyasilerimizi de figuran olarak kullandıkları Suriye İç Savaşında Georg Busch’u hatırlıyoruz. Müslüman ülkelerin haritasının değişeceğini söylemiş ve ardından bizlere müdahale için kendileri İkiz kuleleri yıkmışlardı.  Suriye üçgeninde Türkiye bir kere daha oyuna getirildi. Hariciyemize madalya...”

 

 

 
Yorumlar (0)
36°
açık
Namaz Vakti 14 Ağustos 2020
İmsak 04:19
Güneş 05:48
Öğle 12:48
İkindi 16:33
Akşam 19:39
Yatsı 21:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Whatsap İhbar Hattı