28.06.2020, 19:00 94

KALEM YANGINI

     Yine sorular, yine sorunlar… Sarmış sarmalamış ruh âlemimizi… Ne yazılabilir ki şimdi? Ne yazılsa bir yazı olur ki? Hem yazılsa ne olacak ki? Bir dikkate alan mı olacak? Ya da okuyan birileri mi çıkacak? Okunsa kaç hayata dokunabilecek ki? Bir yaraya değinse şu kalem, bir merhem süren olacak mı ki? Bugünlerde aklıma çengel gibi takılan bir takım sorular… Buna rağmen uzun bir aradan sonra yeniden “bir umut” dedi şu gönül…

     Aslında yazmak diye bir niyetim yoktu epey zamandır. Nedensiz bir sükûta gömülmek istercesine kaleme küskün bir vaziyet arz ediyordu gönül. Ama gel gör ki insan şu yerde tek sırdaşına ırak kalamıyor daha fazla. Bağrına bastığı hüzün taşları öyle büyük bir yük oluyor ki zaman içerisinde tahammül sınırlarını aşıyor da bir yerlere dökmekten başka çaresi kalmıyor insanın. Herkesin hüzün yükünü hafiflettiği kendince değişik yerler vardır. Şu Fakir’in yeri de her nedense öteden beri hep bir beyaz sayfa olmuştur.

     Hani “yazmak yanmaktır” demiş ya çoğu edip, bence de öyle. Ama naçizane ben ufak bir ilaveyle “ Yazmak yanmak ve yakmaktır” şeklinde bir tarif tercih ediyorum. Bu yüzden her kitap bir yangındır diyorum ben. Evet, her kitap hakikatte bir yangındır. Kalem Yangını… Önce kendi yanan sonra ona yaklaşanı yakan bir yangın…

     İşte bu yangına pek yaklaşan, pek yakın duranımız kalmadı gibi. Yanlış anlama beni. “Hiç kitap okuyan yok” demiyorum. Okurken “satır aralarında yanan yani kıraat eylemine gönül denen iksiri pek katan yok” diyorum. Öyle olunca da bu eylemimiz hayatın içine dokunamıyor. O yüzden aslında okumuyoruz; okuyor gibi görünüyoruz. Yazmak nasıl ki bir derde, bir davaya işaret eder. Onu okumak da aynı gayeye müteveccih olmalı kanımca. Ateşe girenin ateşten bir nebze nasibi olmalı değil mi?

     İşte Candost’um bizim derin ve büyük yaramız bu. Dünyevî olmayan bir şeyi dert edinemiyoruz, dava edinemiyoruz bir türlü. “Bir şey uğrunda bir şeyleri feda edeceksek bunun mutlaka elle tutulur bir değeri, bir hacmi, bir ağırlığı olmalı.”  Ne hüsrandır ki yıllardır hayat rotamıza yön veren işte bu tırnak içindeki cümle olmuştur. Aşina ve tanıdık gelmiyor asrımıza bu yüzden bir davadan alev alıp yanmak. Zira bu asrın insanı olan bizler günübirlik meşgalelerle öyle alûde olmuşuz ki. Önümüz dünya, arkamız dünya… Sevdalarımız hepten dünyevî olmuş. Çoğumuz altı ciheti dünyevî olan, altı yerden zincire vurulmuş bir mahkûm hükmüne geçmişiz. Şöyle bir mazimize bakalım desek mecâlimiz yok. Hadi itiraf edelim, yüzümüz yok. Hayalen istikbalimize nazar edelim desek görecek pek de bir şeyimiz yok, pişmanlıktan başka. Çünkü basiret gözlüğümüz kırılalı çok oluyor. Bakışlarımız maddeden öteye bir adım dahi geçemiyor. Bu yüzden kök itibariyle aslında sevdamız olan bu kalem yangını şimdilerde sanki tek korkumuz oldu. Yaklaşamaz olduk hitaba ve kitaba. Yani anlayacağın Cehennem’den korkmadık da kalemden çıkan yangından korktuk. Hâlbuki bilseydik bu yangın o korktuğumuz yangın değil. Ve bilseydik bu yangın yakmaz, aydınlatır… Ama nereden bilecektik ki? Tatmadık ki bilelim. Neyse hadi bir kere daha itiraf edelim:

“ Tatmak istemedik ki. Nasıl bilelim? ”

     Şimdi diyeceksin ki “ yine aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsun.” Haklısın belki de. Ama hakikat-i hâlimiz sen de görüyorsun ki hep bu minval üzere dönüp duruyor. Yani değişmiyor, değişemiyor bir türlü değişmemekte olan halimiz. Çünkü içimizde değişme niyeti taşıyan pek azınlıkta kaldı. Herkes tutturmuş kendince bir yol, kendi kendine öylece gidiyor. Kimsenin kimseden haberi de yok. Hem kimse şikayetçi de değil bu vaziyetten. Bulunduğu halden herkes memnun zahiren. Hem baksana herkesin bir değil sözde iki dünyası olmuş. Biri gölge, diğeri bu gölgenin sanal gölgesi. Gölgelerin peşine takılmış, eblehçesine onlara yetişmeye ve onlarla bir şeyler elde etmeye çaba sarf ediyoruz. Hem de bu gölgelerde ebedî kalacakmış gibi, hiç gitmeyecekmiş gibi… Güneşimiz hiç batmayacakmış gibi… Sence bu mümkün mü? İşte bak, bu iki gölgenin arasında sıkışıp kalan ve beyhude heba olan vakitler, ömürler nasıl da geçiyor çoğu vakit gözlerimizin önünden…

     Vaziyetimiz ne yazık ki şimdilik bu. Habersizmiş gibi yaşamaya /yaşlanmaya devam etsek de, hamasi cümlelerle kendimizi avutmaya/uyutmaya çalışsak da çoğunluk itibariyle vaziyetimiz bu ne yazık. Bu vaziyeti intaç eden eylemleri yapan biz, eden biz ve sonuçta şu hale gelen biz… Bir de bunun ötelerde mesuliyeti var tabi. O zaman cümlemizi şöyle tamamlayalım: Bundan mes’ul olacak olan yine biz, başkası değil…

     Mes’ul olmak ve hesaba çekilmek… Bizim kaçınılmaz en büyük meselemizdir Candost’um. Yarın bizden sorulsa “Sizin hayattaki meseleniz neydi?” diye. İki gölgeydi mi diyeceğiz? Ne hazin bir akıbet olurdu değil mi?

     Söylesene bana Candost’um, bu gölgelerden/gölgeliklerden sıyrılmadan “Asıl Olan”a (c.c) ulaşmak hiç mümkün müdür? Şimdi ömrümüzde ve önümüzde duran bir çaremiz var aslında. Ve şu an için elimizde:

“Yanmak…”

- Neyle mi?

- Ateşle değil elbet. Kalem yangınıyla…

     Bu satırları inan ki hiç yazmak istemezdim sana. Ama sen sormuş bulundun bir kere, niye yazmıyorsun artık? diye. Ne diyeyim ki daha... Rabbim bu Kalem Yangını’yla bu talihsiz asrı ve nesli yeniden diriltsin…

Yorumlar (0)
36°
açık
Namaz Vakti 14 Ağustos 2020
İmsak 04:19
Güneş 05:48
Öğle 12:48
İkindi 16:33
Akşam 19:39
Yatsı 21:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Whatsap İhbar Hattı